June 2010
59 posts
sartre
“In short, in emotion it is the body which, directed by consciousness, changes its relations with the world in order that the world may change its qualities.”
Sefiller
“She loved with so much the more passion as she loved with ignorance. She did not know whether it were good or evil, beneficent or dangerous, necessary or accidental, eternal or transitory, permitted or prohibited: she loved.”
Hétérotopies
“We are in the epoch of simultaneity: we are in the epoch of juxtaposition, the epoch of near and far, of the side by side, of the dispersed. We are at a moment when the world is experienced, I believe, less as a long life developing through time than that of a network that connects points and intersects with its own skein.”
Foucault
Nâzım’ın Bilinmeyen Mektupları
…Nâzım Hikmet kulunuz, eninde sonunda, nihayetülnihaye, esas, tayin edici unsur olarak muhtevayı ele alırım. Yani işe muhtevadan başlarım. Bu muhtevanın üstüne şeklin tesiri olmaz değil, elbette ki olur. Fakat hareket noktası muhtevadır. Bundan dolayı da, muhtevama en uygun teknik unsurları, şekli bulmak isterim. Bu uygunluk derecesine göre de şiirim iyi yahut kötü çıkar. Ah, bütün...
v.w
“ She felt very young; at the same time unspeakably aged. She sliced like a knife through everything; at the same time was outside, looking on… far out to sea and alone; she always had the feeling that it was very, very dangerous to live even one day. ”
After the first glass, you see things as you wish they were. After the second,...
– O. Wilde on absinthe (via artemisdreaming)
trying to explain
when I wrote it down you couldn’t see what was written
Dehşet! Dehşet!’. Dehşet, evet. Ama ne? Ne?
Faruk Ahmet bugün müthiş bir yazı yazmış:
” … Karanlığın Yüreği’ndeki dehşet hissi de böyle. Tamir edilmesi gereken bir gemi, incelip sığlaşan bir su yolu, beş metre ardını göstermeyen sık bir orman… devamlı yenisiyle karşılaşılan engeller var aramızda onunla, ama orada olduğu da muhakkak. Bu katman katman uzaklık yalnızca hikayenin kendisi için değil, bize aktarılışı için de geçerli hem:...
Sen benim kim olduğumu biliyor musun?
Seyyarat‘tan:
Herkes birileri hakkında karar veriyor. Eğer bunu böyle yapıyorsa, bunu da böyle yapmalı diyor. Onu dediyse bunu da demeli. Böyle giyinmesin diyor mesela. Bu da yetmiyor böyle giyiniyorsa bunu yapmasın, diyor. Bunu okumasın, diyor. Bunu görmesin, diyor. Bunu dinlemesin, diyor. Böyle düşünmesin, diyor. Böyle giyiniyorsa bunları zaten yapamaz diyor. Burada bahsettiğim...
Size bilmecelerle konuştuğumu mu düşünüyorsunuz?
İnsanların gelenekleri, onların varlıklarından, her halkası bir bilmece olan bir zincir yaratmışken, eğer bilmeceler olmasaydı, acaba ben sizlere ne ile konuşabilirdim? Evet, bir bilmecedir yaşamla ölümün birbirinden ayrılması; gündüzün geceyle, uyanıklığın uykuyla, çiçeğin meyveyle ve şebnem tanesinin denizde yüzen buz kütlesiyle yakınlığı kadar yakındır birbirlerine oysa…
Bir bilmecedir...